|
|
|
Aksiyon Oyunları -
Aksiyon Oyunları
|
|
Cuma, 09 Nisan 2010 10:20 |
Elinizdeki her objeyi iyice inceleyin, bazen bir objenin ikinci kullanım alanı birincisinden daha önemlidir. Grubunuzdaki her adamla konuşmayı ihmal etmeyin, size birsürü şey öğretecek, exp. kazanmanızı sağlayacaktır, ve olaylar değiştikçe gene konuşun, çünkü adamların diyeceği şeyler zamanla değişiyor. "Fighter" olarak başlıyorsunuz oyuna ama ileride istediğiniz class"a geçebiliyorsunuz, gerek grubunuzdaki adamlar, gerekse dışarıda malak malak gezen herifler sana bu konuda yardımcı oluyor. Onun için ben mage istiyorum yaa diye ağlamayın ileride oluyorsunuz, ayrıca class değiştirdiğiniz zaman exp"niz de kaybolmuyor. Koşabiliyorsunuz, canavarlar koşamıyor, baktınız öleceeniz, kaçın kurtulun, düzelin, bir daha saldırın. Dükkanlardan satın alabileceğiniz şeyler zamanla değişiyor, özellikle dövmecidekiler, önemli birşeyler yaptığınızda geri gidin, onun dövmesini yaptırın. Önemli karakterlerle konuşmadan önce bi save edin, noolur noolmaz, diyaloglar öldürücü olabilir, ve bir kere daha konuşmak isteyebilirsiniz. Oyunda cok savaş olmasına rağmen, çoğu zaman adamlarla konuşarak işi halledebiliyorsunuz, bu hem daha zevkli ve daha çok exp. veriyor size. Konuşmadan saldırmayın. Son olarak sıkışırsanız güncenizi okuyun, orada naapmanız gerektiği konusunda bilgi olacaktır, yok olmadı grubunuzdaki adamlarla konuşun. (Motre, Fall-From-Grace, Annah bu konularda size bazen güncenizden daha çok yardımcı olacaktır haberiniz ola). "Bozuk değilse değiştirme!" felsefesini uygulayan Interplay/BlackIsle amcalarımız, BioWare Corp. motorunu kullanarak (Baldur"s Gate"teki de oydu) gene olağanüstü bina ve fon grafikleri yaratmışlar. Oyunun atmosferi karanlık olduğu için parlak renklere pek rastlanamıyor ve çoğu zaman kendinizi (eğer oynadıysanız) Fallout/Fallout2"de gibi hissetmenize sebep oluyor (garip bi duygu açıklanamaz yaşanmadıkça). İnsan modelleri çok güzel detaylandırılmış, Baldur"s Gate"in tersine grup elemanlarınızın surat ikonları oynuyor, hopluyor, dua ediyor, sırıtıyor falan. Ayrıca oyun icerisinde sadık(?) yoldaşınız "Mimir"in" (ansiklopedik kurukafa) ağzındaki dişleri havaya falan atmasını, bir "succubus" (dişi iblis) olan Fall-From-Grace"in kanatlarını açıp kapamasını kaçırmayın, oyuna güzel bir renk katıyor. Eksileri yok değil hani, verdiğiniz silahlar adamınızın üzerinde tam olarak durmuyor, mesela adama bir kol veriyorsunuz, "Al bakayım şunla adam öldür diye" fakat kol bir gürz olarak gözüküyor ana ekranda. Biraz daha detaylı olabilirdi. Savaşlara gelince, grafiksel pek birşey yok orada, vurulan adamın kafasında ne kadar yara aldığını belirten bir sayı çıkıyor, ne kan ne bişi var . Ama büyülerde olay değişiyor, bazı büyüler o kadar çabuk yapılıyor ki farkında olmuyorsunuz ne olup bittiğinin, öyle büyüler var ki (Axe of Torment, Spiritual Hammer) size gayet güzel görsel bir ziyafet çekiyor. Bütün bunların dışında gölgelendirmeler çok güzel yapılmış, küçük bir böceğin üzerindeki noktalardan tutun, dev larvaların üzerlerindeki pembe çıkıntılara kadar hepsini ayırt edebiliyorsunuz. Savaştığın yaratıklar Baldur"s Gate"e kıyasla daha büyük olduğu için bazen bu grafikler çok korkutucu bir hal alıyor. Oyunda en gıcık olduğum bölüme geldik şimdi, adamı gitmek istediği yere klikleyerek götürebiliyorsunuz, orası kolay ama alışana kadar sağ mouse dümesini kliklediğinde çıkan hızlı erişim düğmelerine ve ekranın sağ alt kısmında bulunan aynı işi gören düğmeleri anlayıp, hızla hiç düşünmeden kullanmak gerçekten çok uzun zaman alıyor. Ama alışınca o küçük, rahatsız edici düğmelerin çok fazla yararını görüyorsunuz. Ayrıca klavyedeki her tuşu herşey için kullanabiliyor, her büyüye bir tuş verebiliğiniz gibi, koşma, saldırma, konuşma gibi şeyleri de bir tuşla yapabiliyorsunuz. Envanter ekranında ise durum biraz daha karışık (tabi alışana kadar). Dediğim gibi arayüze alışmadan oyunun zevkine pek varamıyorsunuz. İlk bakışta çok sıkıcı gibi gözüken bu oyunu BlackIsle çekip çevirmiş ve ilerledikçe daha çok içine girip çıkamayacağınız bir oyun yaratmış. Gerek konusu, gerekse karakter özellikleri, artı PlaneScape dünyasının verdiği alışılagelmemiş dünya düzeni ile oyunda Baldur"s Gate"ten daha güzel bir çizgi yakalamış. Oyunun bir sürü artısı var ama önce beni gıcık eden birkaç şeyden bahsetmek istiyorum: Şimdi adamları savaşa sokmak bir sorun be kardeşim. Adamlarınızı seçiyor düşmana saldır diyorsunuz. Ama o da ne, amcamlar oldukları yerde durmuş adamların üzerlerine gelmesini bekliyor. "Olmadı-1". Adamlarınızı belirli düzen içinde yürütebiliyorsunuz, yok yıldız, "T" şeklinde, birbiri ardına falan, ama gene savaşta, en öndeki adam savaşıyor, arkadakiler orada öylesine duruyor. "Olmadı-2". Gene savaşta, diyelim adamlarınız saldırı emrini verdiğiniz adama saldırdı, öldürdü, öbür düşmanlar amcamlara birkaç kere vurmadan uyanıp saldırmıyorlar en yakındaki adama, bazen de hiç uyanmıyorlar, geberip gidiyorlar kaşla göz arasında. "Olmadı-3". Oh rahatladım. Neyse, bazen de diyelim adamınızı uzak bir yere götüreceksiniz, haritada oraya gidip klikliyorsunuz. Eğer şansınız varsa adam oraya gider, yoksa ne bileyim bir binanın önünde takılıp kalır. Bütün bunlara rağmen oyunun öyle bir konusu var ki kardeşim bütün eksilerini gölgede bırakıyor, ayrıca yapabileceğin o kadar çok şey var ki, yardım edeceğin yada etmeyeceğin o kadar adam, üstlenip becerip/beceremeyeceğin o kadar sub-quest"lerin var ki ya şunu da yapayım, bunu da yapayım öyle yatayım diye diye kaç sefer saat sabahın 5"ini gösterdiğinde hala bilgisayar başındaydım. Gene Baldur"s Gate gibi bir sürü diyalog geçiyor gerek sizin kontrol ettiğiniz adamlarla, gerek eblek eblek oradan oraya yürüyen gariban Sigil Halkı ile [Sigil"den başka dünyalar da var oyunda (boru mu 4 cd bu oyun) ama ben daha beceremedim oralara gelmeyi (ama toplam 1 hafta boyunca oyunu oynadığım halde gelememişsem oyun harbi bayaa uzun demektir bu)]. Bazen bu diyaloglar gereksiz olmasına rağmen, %80 her diyalogda yeni birşeyler öğreniyorsunuz. Onun için bol bol yazı okuyun ve "ya sabır ya sabır" deyip adamları dinleyin. Zaten çok önemli olanları Güncen otomatik olarak kaydediyor. Günce demişken (Journal), Journal ekranına Black Isle Baldur"s Gate"te hiç olmayan yeni şeyler koymuş, mesela, questlerinin bir özeti (bu vardı galiba, olsun), geçen önemli konuşmalardan alıntılar yapan bir ekran, ve (benim çok hoşuma giden) "Beastiary" (canavarlar ansiklopedisi gibi bişi). Beastiary"de karşılaştığınız, kişi, yaratık, canavarların bir resmini ve açıklamasını buluyorsunuz, hepsi de gayet güzel çizilmiş boyanmış resimler, ikide bir bakmak insanın içinden geliyor. Gene birkaç eksisinden bahsetmek istiyorum oyunun. Baldur"s Gate"de hatırlarsınız, grubunuzun yapay zekasını ayarlayabiliyordunuz, yok saldırsın, yok savunsun, büyü yapsın falan filan, hah o işte PlaneScape: Torment"te yok. . Sadece bir "activate/deactivate party AI" (grup yapay zekasını aktif/pasif hale getirme) düğmesi var. Hiç bir işe yaramıyo, büyücü siz söylemedikce ne büyü yapıyor, ne de hırsızlar gölgelerde saklanıp adamı arkasından bıçaklıyor. Hepsini siz yapmak zorundasınız ve bu da gayet sinir bozucu oluyor. Bu arada bundan da bahsetmeden geçemeyeceğim, oyun envanter bölümündeyken duruyor! Bu gayet güzel bir ek, ayrıca oyun gene sağ fare düğmesine tıkladığınız zaman çıkan menüde de duruyor. Ve sizin bir sonraki hamlenizi düşünmenize yardımcı oluyor, ne bileyim adamlarınıza iksir falan içirecekseniz onu içiriyorsunuz, iyi yani. Gene bahsetmeden geçemeyeceğim, oyunda bilgisayar tarafından kontrol edilen adamların yapay zekaları da çok düşük, genelde hurra üzerinize çullanıyorlar, ya da gözlerine bi adam kestirip devamlı ona saldırıyorlar. Fazla bir taktik çabaları yok, ama ilginçtir, bazen de beklenmedik davranışlar yapıyorlar. Mesela dev larva sizi öbür larva arkadaşlarının yanına çekmek için önce saldırır gibi yapıp geri kaçıyor. Oynanabilirlik için bu kadar geyik yeter . Müzik tam anlamıyla bir facia, çok kötü, herhalde hiç uğraşmamışlar bu konu üzerinde, duyabildiğim kadarıyla bir yada iki parça var, ve arka arkaya çaldıklarında sinirinizi bozuyor ve en sonunda kısmaktan başka çareniz kalmıyor. Vasat, tam bir hayal kırıklığı. Bunlar da müzik kadar kötü değilse de, vasatın üzerine çıkmıyorlar, ha arada bir bazı adamlar konuşuyor, ama o kadar az ki. Birkaç gün müziksiz oynadıktan sonra sesi de kapadım, mp3 dinleyerek oynamaya devam ettim oyunu. Yani anlayacağınız konuşmaların %99"u yazı bazlı olduğu için ve savaşırken çıkan seslerin güzel olmamasının bir yan etkisi bu herhalde. Yani, sessiz ve müziksiz bu oyun çok güzel oynanıyor ama eksikliği de hissediliyor. Sonuç itibari ile, Baldur"s Gate"ten hoşlananların çok daha fazla sevebilecekleri bir oyun, birkaç bug var, yön bulma ve ses/müzik/efektleri kötü ama oyun bu kötü yanlarını güzel hikayesi ve grafikleri ile sıfırlıyor, hatta artıya çekiyor. Frp hastalarının alıp da oynamadan edemeyeceği türden. Şiddetle tavsiye edilmese de 4 cd parası olan gitsin alsın, oynasın.
   
Oyunlari indir
Bedava Oyunu indir |
|
|